Tatil

2013 Erken Rezervasyon Tatil Köyü Elmalı Dans Yarışması Çiftler dans pistine alınır. Çiftlerin alnına konulan bir elma ile oyun slov dans müziği eşliğinde başlar.Oyun süresince çiftlerin elmayı düşürmemeleri gerekir.Müziğin ritmi giderek arttırılır.İlerleyen dakikalarda elmayı düşürmeyen son çift oyunu kazanır.Oyun çok uzayacaksa pistte kalan çiftler arasında yazı, tura atılarak veya kura çekilerek birinci çift belirlenir.Yarışmayı kazanan çifte sürpriz hediye (merdane vb.) paketlenmiş olarak verilir ve izleyiciler önünde açtırılır. Çiftler kendi aralarında anlaşarak sarımsakları yerler. Romantik dans müziği eşliğinde çiftler dans ederken alınlarının ortasına birer elma konulur. Elmayı düşüren çiftler elenir. En sona kalan çift yarışmayı kazanır ve ödüllendirilir. Yarışma sonunda tüm yarışmacılara özellikle sarımsak yiyenlere tuzlu ayran ikram edilir. Elma yerine, portakal yerine haşlanmış lop yumurta seçilebilir.2013 Erken rezervasyon tatil köyü müşterilere yumurtaların haşlanmış olduğu açıklanmaz.Yarışmayı ilginç hale getirmek, izleyicilerin ilgisini çekmek için çiftlere numara verilebilir. Çiftlere verilen numaralar bilet şeklinde küçük bir ödeme karşılığı izleyici müşterilere dağıtılır. Kazanan numaralara ödül (geleneksel el sanatları vb.) verilir. 2013 Erken Rezervasyon Tatil Köyü Karşılıklı Balon Patlatma;Çiftler seçilerek, erkekler ve bayanlar karşılıklı şekilde ve mesafesi 1 metre olan çizgiler üzerine karşı karşıya gelecek şekilde dizilirler. Animatörün işareti ile bayanlar içi su dolu balonları erkeklere atarak bir adım geri giderler.Erkekler de balonları tekrar bayanlara atarak birer adım geri giderler. Böylece mesafe giderek artar. Balonu düşen, patlayan çift elenir. En son kalan çift, yarışmayı kazanır. 2013 Erken Rezervasyon Tatil Köyü Pinpon Topunu Bardaklara Yerleştirme Yarışması;Bardaklar masanın üzerine yerleştirilir. Bardaklara bir miktar su doldurulur. Nedeni topun dışarıya çıkmasını engellemektir.Yarışmacılar oyun yerine alınarak sırayla ve 1,5 metre mesafeden üçer tane pinpon topunu bardakların içine atmaya çalışırlar.Şampanya bardağı 40, viski bardağı 30, bira bardağı 10, su bardağı 20 puandır. Pinpon topunun girmesine en uygun bardağın puanı en düşük, en zor olan bardağın puanı en fazladır.Bazen üç top da aynı bardağın içine girebilir.Bardaklara pinpon topunu yerleştirenlerin puanları toplanır.En fazla puanı alan yarışmayı kazanır ve ödüllendirilir. Hiç puan alamayanlar havuza atılabilir. Yüzme bilmeyenlere can yeleği giydirilir. 5 yıldızlı otel Başkent olmasımn yam sıra hızla büyümesi de yükseköğretim, sağhk ve bankaolik gibi pek çok hizmet alanımn Ankara’da yo^uılaş- masma yol açtı. Kent ekonomisini belirleyen temel etmenin başkentlik işlevleri obnasma karşılık, özellikle 1970lerden sonra sanayide de küçümsenme¬yecek gelişmeler oldu. Makine Kimya En¬düstri Kurumu’na (MKE) ait gaz maskesi, fi¬şek, kapsiÜ, dokuma ve makine fabrikalan ile çimento, traktör, tanm araçlan, madeni eşya, orman ürünleri fabrikalan kuruldu. 5 yıldızlı otel Ankara başkent olduktan sonra, özellikle İç Anadolu illerinden gelen göçlerle 1975’e değin yılda yaklaşık yü^e 6 düzeyinde sürekli bir büyüme gösterdi. 1975 sonrasmda büyü¬me hızmda bir düşme görüldü. Ankara’nm büyümesi 1950’ye değin, Türkiye’nin kentleşme hemmen iki katıydı. 1950-75 döneminde Türkiye’nin kentleşmesi de hızlandığı için, büyüme hm ülke kentleşme hızının biraz üs¬tünde ilerledi. 5 yıldızlı otel 1969’da Ankara Metropoliten Alan Nazım Plan Bürosu kuruldu. 1970’te nüfusu 1.230.000 olan kent artık metropoliten boyut lara ulaşmıştı. Bu büro 1990’da Ankara’mn 3,6 milyon nüfusa ulaşacağmı öngören bir plan hazurladı. Planm temel özelliği, o döne-me de^ kuzey-güney doğrultusımda sürem-den gelişmeyi, batıya doğru yönlendirmek ve böylece hava kirliliğinin daha az olacağı alan- lan yerleşime açmaktı. 5 yıldızlı otel Gerçekten de Nazım Demir Sanayi Çarşısı (1954), Kerestet^er Si¬tesi (1959) gibi küçük sanayi siteleridir. Yücel Uybadin Ram’nda yapılan değişiklik¬le Jansen Plam döneminin az kath konutlan yıkılmaya, bunlarm yerini çok kath apartman¬lar almaya başladı. Bu sürecin başlaması kent içi arazi spekiüasyonunu artırdı, yeni yapılan-maya açılan alanlar da apartmanlaşmak duru- mımda kaldı. Çevrenin tarımsal veya tamamen şehirleşmiş bir yapıya sahip olmasının turizme katılım oranını etkilediği araştırmalarla ortaya çıkmıştır. Bu çevrelerde turizme katılım oranı yüksektir. Şehirlerdeki hava kirliliği, nüfus artışının sebep olduğu sıkışıklık, çalışma düzeninden geçici olarak uzaklaşabilmek gibi sebeplerin de turizm hareketlerine katılma isteğini önemli ölçüde arttırdığı bir gerçektir. Devamlı yerleşme yerinin monotonluğundan uzaklaşma hareketi de turizmi ve islami tatil vb. tatil türlerini geliştirir. Eğitim düzeyleri yükseldikçe turizme ve islami tatil vb. tatil türlerine katılım artmaktadır. Çünkü, kültür düzeyi yükseldikçe seyahat etme ve dinlerin gerektirdiği islami tatil yapma oranı artmaktadır. Yabancı ülkelere seyahat edenlerin büyük kısmının yüksek öğrenim görmüş olması eğitim faktörünün turizm üzerindeki önemli etkisini kanıtlamaya yetmektedir. Bazı meslekler ve sosyal sınıflarda turizme katılma yoğunluğu açısından önemli farklılıklar bulunmaktadır, örneğin, bağımsız çalışanlar, çiftçiler ve işçiler, bir taraftan yeterli boş zaman bulamadıklarından diğer taraftan da yeterli düzeyde kendilerine güven duyamadıklarından, islami tatil lere bile zaman ayıramadıklarından yakınmaktadırlar. Turizm, ülkeleri ve toplumlar "anonimleştirmek"tedir. Böylece ülke içinde belli bir imajı saptamak ve geliştirmek güçleşir. Turistik tesislerde hizmet veren kişilerin kendilerini köle gibi hissetmeleridir.Turistlerle birlikte olmak, daha fazla tüketim harcaması yapmak, arzusu, doyurulmayan yeni istekleri ve hoşnutsuzlukları yaratmaktadır. Bu olumsuzluklara rağmen, özetle; turizm toplulukları, ekonomik yapıları ve insanların boş zaman kullanma alışkanlıklarım gereğince olumlu şekilde de değiştirir, yeni yaşam biçimleri geliştirir, bu gelişmeler giderek toplumsal gelişmeyi hızlandırır. Türk turizm politikaları belirlenirken, sosyal bakımdan zengin bir kültürel mirasa sahip olmanın, Türk konukseverliğinin, turizm için yeterli olacağı yanılgısına düşülmüş, planlama çalışmalarında turizmle sosyal çevre arasındaki ilişki yeterli ölçüde değerlendirilememiştir. Oysa turizmin gelişmesi; zengin bir kültür, sosyal veriler, konukseverlik gibi Öğelerin yanında; sosyal yapıya, toplumun kendi alışkanlıkları içinde dahi olsa, modern turis¬tin aradığı düzeyde hizmetlerin görülmesine bağlı bir olgudur. Sonuç olarak, şeker bayramı turları ve bu türde turlar düzenleyen turistik işletmelerle ilgili en büyük yoğunlaşma sorunu, düşük karlılıktır. Bir yanda, şeker bayramı turları ve uzun süre boş kalan ve kullanılmayan bir kapasitenin varlığı; diğer yanda ise, aynı kapasitenin yüksek mevsimdeki ihtiyaçlan karşılamadaki yetersizliği, turistik işletmelerin temel sorununu oluşturmaktadır. Otellerde boş geçirilen gecelemelerin bir maliyeti vardır ve bunlar otel işletmelerinin kârlılığını büyük ölçüde azaltmaktadır. Mevsimlik dalgalanmalar, turist çeken ülkelerdeki turizm endüstrisinin en yoğun döneminde artmakta; sönük dönemde işe; endüstride aül kapasite ortaya çıkmaktadır. Bu durum, şeker bayramı turları nda ve turizm endüstrisinde talebin hangi büyüklüğüne göre yatırım yapılacağı konusunda sorunlar çıkarmaktadır. Doluluk nedeniyle çok sayıda turisti geri çeviren işletmeler; bir başka dönemde tesislerine müşteri aramak zorunda kalmaktadırlar. Mevsimlik yoğunlaşmanın yarattığı sorunlardan biri de, turizm endüstrisindeki işgücü kullanımının durumudur. İstihdam yönünden, turizm işletmelerinin turistik yoğunlaşmadan etkilendikleri görülmektedir. Yoğun mevsim boyunca, nitelikli personele ihtiyaç gösteren sektör işletmeleri, diğer aylarda bu personeli işten çıkarmak zorunda kalmaktadır. Daha genel bir yaklaşımla, turizmdeki istihdamın mevsimlik olması, turizm endüstrisinde çalışanlann durgun mevsimde iş bulma olanaklannı kısıtlamaktadır. Çünkü, turizm alanında uzmanlaşmış kişilerin kış mevsiminde çalışma olanaklan oldukça sınırlıdır. Bu kişilerin özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, bir başka alanda istihdam edilmeleri zorlaşmaktadır. Bundan başka, büyük mevsimlik otellerin çoğunluğu, nisan - ekim aylan arasında açık bulunmaktadırlar. Bu ise, personelin bir başka yerde iş bulmak için yeterli zamanının olmamasına yol açmaktadır. Bu nedenlerden dolayı, özellikle mevsimlik turistik işletmelerde aşağıdaki personel sorunları ortaya çıkmaktadır. Nitelikli personel, geçici bir faaliyet için işe bağlanamamaktadır. İşler, mevsimin sınırlı bir döneminde, hatta haftanın belirli günlerinde yoğunlaştığı için personel çoğunlukla tembelleşmekte; asıl iş günlerinde işlerin gereği gibi yapılmasında sorunlar çıkmaktadır. İş, geçici olduğu için talep edilen ücretler, devamlı olan işletmelerindeki ücretlere oranla yüksek olmaktadır. Bu durum, otel işletmelerinin kârlılığını olumsuz yönde etkilemektedir. Önemli sorunlardan biri de, hizmetlerin personel arasında paylaşti-nlmasında ortaya çıkmaktadır. Çünkü, müşteri ile doğrudan ilişkide bulunan personelin daha fazla kazanç sağlaması mümkündür. Bu nedenle geri hizmetlerde çalışmak, personel açısından çekici değildir. Bu sakınca, geri hizmet personeline daha yüksek ücret ödenmesini gerektirmektedir. Aynı sorunu, şeker bayramı turları ve bu türde turlar düzenleyen şirketlerin ulaşım araçları yönünden de ortaya koymak gerekmektedir. Kara ve deniz ulaşımı, yoğunlaşmadan oldukça etkilenmektedir. Özellikle artan ek kazalar, yoğunlaşmaya bağlı olarak sorunlar yaratmaktadır. Tatillerin düzenlenmesi, yoğunlaşmaya bağlı sorunların artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla turizm alanındaki işletmeler, yoğunlaşmanın yarattığı güçlü talep nedeniyle aşırı baskı altında kalmaktadır.